Partneriniz harika biri, size çok değer veriyor, birlikte güzel vakit geçiriyorsunuz. Fakat kafanızın içinde gece gündüz susmak bilmeyen zehirli bir ses var: 'Onu gerçekten seviyor muyum? Ya yanlış kişiyleysem? Öperken kalbim yeterince hızlı çarpmadı, bu aşkın bittiği anlamına mı gelir?'
Eğer bu sorular zihninizi saatlerce meşgul ediyor, göğsünüzde derin bir anksiyete yaratıyor ve sizi internette deliler gibi aşk testleri aramaya itiyorsa, İlişki Odaklı Obsesif Kompulsif Bozukluk (ROCD - Relationship OCD) yaşıyor olabilirsiniz.
Bu durum sevgisizlikten değil, beynin mükemmeliyetçi ve kaygılı kimyasından kaynaklanan bir anksiyete tuzağıdır.
ROCD Nasıl Çalışır? Obsesyon ve Kompulsiyon Döngüsü
ROCD iki şekilde ortaya çıkar: Birincisi ilişki odaklıdır ('Onu seviyor muyum, o beni seviyor mu?'). İkincisi partner odaklıdır ('Burnu çok mu kemerli? Zekası bana yetersiz mi? Esprileri komik değil mi?').
Bu takıntılı düşünceler (obsesyon) dayanılmaz bir kaygı yaratır. Kişi bu kaygıyı yatıştırmak için kompulsiyonlara başvurur: Sürekli kendi hislerini kontrol etmek (Onu öperken ne hissettim?), eski anıları didiklemek, arkadaşlarına 'Sence biz uyumlu muyuz?' diye sormak.
Ancak her rahatlama arayışı ateşe benzin dökmek gibidir; beyin bir sonraki şüpheyi daha da güçlü üretir.
Normal İlişki Şüphesi ile ROCD Arasındaki Fark
Her insan zaman zaman ilişkisini sorgular; bu doğaldır ve bir kriz anında ortaya çıkıp geçer.
ROCD'de ise şüphe aralıksızdır, kişi bundan kurtulmak için çırpınır ve yoğun bir suçluluk duyar ('O bu kadar iyiyken ben neden böyle hissediyorum?').
Ayrıca ROCD'li birey genellikle partnerinden ayrılmak istemez; en büyük korkusu tam olarak ayrılmak zorunda kalmaktır.
Zihinsel Fırtınayı Dindirmenin Yolları
İlk kural, sevginin bir duygu değil, bir 'bağlılık ve seçim' olduğunu hatırlamaktır. 7/24 coşkulu bir aşk hissetmek biyolojik olarak imkansızdır.
Hislerinizi test etmeyi (checking) bırakın. Partnerinize sarılırken 'Şu an ne hissettim?' diye nabız tutmak, anın doğallığını felç eder.
Belirsizlikle barışın. Beyninize şunu söyleyin: 'Belki doğru insandır, belki değildir. Şu an bunu kesin olarak bilemem ve bu belirsizlikle yaşamayı seçiyorum.' Şüpheyle savaşmayı bıraktığınızda anksiyete söner.
Sonuç & Editoryal Değerlendirme
Aşk bir elektrokardiyogram testi değildir. Beyninizin kaygı alarmını susturduğunuzda, kalbinizin derinlerdeki dingin sevgisini yeniden duyabilirsiniz.
İlişkinizi nesnel ve bilimsel bir çerçevede test etmek, takıntılı şüphelerin dağılmasına yardımcı olabilir.
