Birbirinizi çok seviyorsunuz, hayatı paylaşıyorsunuz, çok iyi anlaşıyorsunuz; fakat iş yatak odasına geldiğinde aranızda kardeşçe bir şefkatten başka bir şey kalmadı. Biri televizyona bakarken diğeri uyuyor.
Dünyaca ünlü terapist Esther Perel'in vurguladığı gibi: 'Sevgi yakınlık ve güvenlik ister; oysa arzu mesafe, gizem ve biraz da bilinmezlik ister.'
Aşırı tahmin edilebilirlik ve aşırı iç içe geçmişlik, tutkunun en büyük katilidir.
Güven Arttıkça Arzu Neden Azalır?
İlişkinin başında partner bir yabancıdır ve onu fethetme arzusu dopamini tırmandırır.
Yıllar geçtikçe partner anne, baba, dert ortağı ve en yakın arkadaş haline gelir. Beyin ensest tabusu benzeri bir koruma geliştirerek aşırı tanıdık olan kişiye karşı erotik çekimi azaltabilir.
Arzuyu canlandırmak için partnerinizi yeniden 'öteki' ve bağımsız bir birey olarak görmeyi öğrenmelisiniz.
Spontane İstek Efsanesi ve Reaktif Arzu
Pek çok çift 'İçimden kendiliğinden istek gelmiyor, demek ki istemiyorum' yanılgısına düşer.
Özellikle kadınlarda cinsel istek genellikle kendiliğinden (spontane) değil, uygun ortam, gevşeme ve tensel temas başladıktan SONRA (reaktif) uyanır.
Cinselliği takvime bağlamak ilk başta mekanik gelebilir; ancak yoğun hayat temposunda tutkuyu planlamak onu unutulmaktan korur.
Yatak Odasını Canlandırmanın Pratik Yolları
Gündelik ev ve çocuk konuşmalarını yatak odasının kapısında bırakın.
Amacı doğrudan cinsel birleşme olmayan masajlar, sarılmalar ve dokunuşlar yaparak üzerinizdeki performans baskısını kaldırın.
Partnerinizi kendi alanında, işinde veya hobisinde başarılıyken izleyin. Hayranlık arzunun en güçlü yakıtıdır.
Sonuç & Editoryal Değerlendirme
Cinsellik kendiliğinden devam eden bir fabrika ayarı değil, özenle sulanması gereken bir bahçedir.
Yakınlık dilinizi test ederek yatak odasında yeni kapılar aralayabilirsiniz.
